"Müziğin başkenti"ni seçmek için bir oylama yapılsa, oyumu en ufak bir tereddüt bile yaşamadan Manchester'a verirdim. Geçmişte Buzzcocks, Joy Division, The Smiths, Happy Mondays, The Stone Roses, Oasis gibi milat kabul edilebilecek onca grup çıkaran bu şehrin Birleşik Krallık'tan ayrılıp "Manchester Müzik İmparatorluğu" olarak bağımsızlığını ilan etmesi bile cüretkarlık sayılmaz. Bu bereketli toprakların "onlardan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmadı" grubu The Smiths, dağılmalarının üzerinden geçen yirmi uzun yıldan sonra dört genç hemşehrileri tarafından selamlanıyor.
Bu bir albüm incelemesi değil. Aralarında yirmi yıl olan ve yaptıkları müzik doğrudan benzeşmeyen iki gruptan genç olan The Courteeners'ın çıkış albümünde yakaladığım, efsane olana, The Smiths'e yaptığı göndermeleri derleyeceğim bir yazı.St. Jude'un ilk şarkısı "Aftershow"un henüz ilk saniyelerinde derinlerden gelen ses yirmi yıl öncesine, "Strangeways, Here We Come"ın açılışına selam yolluyor ve saygı duruşunu başlatıyor.
Bir sonraki referans dördüncü şarkıda, bu sefer açıkça ve doğrudan adrese gidiyor: "Do you know who I am? I'm like a Morrissey with some strings."
Aynı şarkıda geçen "Was there a double decker stagecoach, you just happened to miss?" sorusu akla "And if a double decker bus crashes into us, to die by your side is such a heavenly way to die." sözlerini getirip buruk bir gülümseme yapıştırıyor dinleyenin suratına.
"Fallowfield Hillbilly"de "I've seen the way you look at all of the normal kids you think that they've just come out Strangeways just because they won't bat both eyelids." dizelerinde geçen "Strangeways", The Smiths'in son albümüne adını veren Strangeways hapishanesinin ta kendisi.
Hemen arkasından gelen "When you walk past with your eyeliner on, one hand in glove, they're here for the music, the thing that they love." satırlarındaki "hand in glove" aynı zamanda The Smiths'in çıkardığı ilk "single"ın adı.
Bu kadar The Smiths referansının olduğu albümün prodüktörünün The Smiths'in üç stüdyo albümünde birlikte çalıştığı, hatta "I Started Something I Couldn't Finish"in sonunda Morrissey'in "Ok Stephen, shall we do that one again?" şeklinde seslendiğini duyduğumuz Stephen Street olması hiç şaşırtıcı değil.
Son yılların en iyi "indie" albümlerinden birini yapan bu genç grubun vadettiklerine idolleri Morrissey de kayıtsız kalamayıp takdirini ve desteğini göstermiş: "İngiltere'deki pek çok grup; abartılıyorlar, devleştiriliyorlar, tüm basında yer tutuyorlar ve gerçekte şarkıları yok, sunacak bir şeyleri yok... ama bu The Courteeners'ta farklı, onların aslında çok iyi, güçlü şarkıları var."Manchester'da tablo eskisi kadar ihtişamlı değil belki. Egyptian Hip Hop, Hurts ve The Ting Tings gibi bol "synthesizer"lı gruplarla temsil edilen yeni jenerasyon "Joy Division", "The Stone Roses" gibi isimlerin yanında zayıf kalıyor, doğrudur. Ama Morrissey ve Marr'ın 80'lerin ortasında bıraktığı bayrağı yirmi yıl sonra devralmaya niyetli olan The Courteeners, eski efsanelerin mirasının gölgesindeki Manchester topraklarında asayişin bir süre için daha berkemal olacağını garanti ediyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder